Bize Ulaşın
viachristushizmetleri@gmail.com

YOLDA – BÖLÜM 7: MESİH KARŞITLARI, MESİH YANLILARI

Kerem Koç – 1.Yuhanna 2:18-29

Tema: Mesih’e karşı olanlar ve Mesih’in tarafında olanlar

Yolda Fikri: Bu yolda karşımıza sapkın öğretiş verenler de çıkacak, bizler gözümüzü Mesih’ten ayırmamalıyız.

Okuma: 1.Yuhanna 2:18-29

Mesih Karşıtları

Bundan 10-12 sene önce Brezilya dizileri televizyonlarda hafta içi her gün yayınlanırdı. Tüm aile televizyonun başına kilitlenirdi, en heyecanlı bölümler cuma akşamı olurdu. İşte bir gün Roberto, babasının aslında Hernando olmadığını öğrenir ve annesine hesap sormaya gider; tam kapı açılır, annesiyle yüz yüze yaklaşık 45 saniye bakarlar, kamera bir Roberto’nun bir annesinin yüzüne dönerek gergin bir hava verir. Ondan sonra dizi en heyecanlı yerde biter. Tüm aile hafta sonu kritik yapardık. Hadi bakalım, işte size son saniye heyecanı. Pazartesi akşamına kadar beklerdik artık. Tabii pazartesi günü olay toparlanırdı bu sefer. Emilio, Roberto’nun üvey kardeşi olduğunu öğrenir ve biz de hep beraber nefesimizi tutup beklerdik; Emilio şimdi ne yapacak, sanki dünyanın sonuydu, son dakikaları… Nefes nefese kalırdık. Tabi ki senaryoyu hep bir şekilde ertesi gün bağlarlardı ve herhalde birçoğumuz bunu on sene boyunca seyretmişizdir. Son saniye, son dakika, son saatler bizlere heyecanlı beklemeyi anımsatır. Yuhanna da aynı heyecan içerisinde artık son saatin geldiğini söylüyor. 10 sene diziyi seyretmişsiniz ve artık o son bölüme gelmişsiniz: Her şeyin kopacağı bölüm… İncil, son saatler yaklaştığında “Mesih Karşıtı” adında birinin çıkacağını söylüyor. Kutsal Kitap, bu kişinin çağların sonunda çıkacağını ve Mesih’e karşı duracağını söylüyor. Bugün Mesih Karşıtını incelemeyeceğiz fakat aynı bu yasa tanımaz adam gibi başkalarının da olduğunu görüyoruz. Ayetlerde bu kişiler için “Mesih karşıtları” diye bahsedildiğini görüyoruz.

“Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı.”

-1.Yuhanna 2:19

Kilisenin önemini görebiliyor musunuz? İstediğiniz an Antalya Protestan Kilisesinden ayrılıp başka Mesih merkezli, Tanrı sözü odaklı bir topluluğa katılabilirsiniz. Bu, topluluk için bir sorun değildir. Başka bir yerde kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz, bu gayet doğaldır. Ancak kiliseden ayrılıp başka bir kiliseye gitmiyorsanız işte o zaman ciddi bir sorun var demektir. Çünkü ayet, “Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.” diyor. Yani ortada tehlikeli bir durum var. Aslında biz bunu “sona kadar dayanma öğretisi” ile bağlayabiliriz; gerçekten inanan ve Kutsal Ruh’u almış biri sona kadar dayanacaktır, kiliseden bir süreliğine uzaklaşsa bile er geç dönecektir, düşse bile tekrar ayağa kalkacaktır. Fakat bazıları aramızdadır, inanlı olduklarını söylerler; oysaki ayetler “hiçbirinin bizden olmadığını” söylüyor. Bizimleyseler bizimle kalırlar. Fakat bu insanların kiliseden ayrı olduklarını ve Mesih’i inkâr ettiklerini görüyoruz, hatta 1.Yuhanna 4:1-7 bunu destekliyor. Bu kişiler kiliseyi saptırmak istiyorlardı. Tam olarak nasıl bir öğretiş verdiklerini bilmiyoruz, insanlara ne anlattıkları kesin olarak belli değil. Ama ne olmadıklarını çok iyi biliyoruz, bu insanlar Mesih inanlısı değillerdi. Yuhanna, bu insanların İsa’yı “Mesih” olarak kabul etmediklerini söylüyor. Mesih takipçileri değillerdi ve Oğul’u “Rab” olarak kabul etmiyorlardı. Ne diyor ayetler: “Oğul’u inkâr edende Baba da yoktur, Oğul’u açıkça kabul edende Baba vardır.” Bu onları “Mesih karşıtı” haline getiriyordu. Ne diyor ayetler:

“Benden yana olmayan bana karşıdır. Benimle birlikte toplamayan dağıtıyor demektir.”

-Matta 12:30

Mesih’in kilisesinde durmayan, Oğul’u Baba gibi kabul etmeyen, yalanı gerçeğe seçen her kişi “Mesih Karşıtıdır”. Ya Mesih’ten yana oluruz ya da Mesih’e karşı…

Mesih Yanlıları

Tabi ki Yuhanna, bu mektubunu Mesih inanlılarına yazmıştı. Mesih inanlılarının Rab tarafından mesh edildiğini görüyoruz, üstelik de Tanrı’nın Ruh’u tarafından mesh edildiklerini görüyoruz. Gerçekle yalanın beraber olmadığını biliyorlar, Kutsal Ruh tarafından mesh edilmişler. Sadece Kutsal Ruh’un bereketlemesi, görevlendirmesi ve mührünü taşımıyorlar, aynı zamanda gerçeği de biliyorlar. Yuhanna, kurtuluş gerçeğini bilen bu inanlıları teşvik etmek ve uyarmak istiyor. Bizler Mesih’in Rab ve kurtarıcı olduğunu biliyoruz ve Oğul’un Baba’ya gitmek için tek yol olduğuna iman ediyoruz. Tek yol, tek gerçek, tek yaşam Mesih’tir. Öldüğümüzde ne olacak biliyor musunuz? Eğer buna cevabınız “Hayır” ise yerinizde olmak istemezdim. Böyle bir hâldeyken geceleri uyumak ne zor olur..! Ne yaşama amacını bilirsin ne de öldüğünde seni neyin beklediğini… İşte o zaman ölüm, gerçek bir ölüme dönüşür. Sonsuz ölüm, Tanrı’dan sonsuza dek ayrı düşmek ve hem ruhsal hem de fiziksel olarak büyük acılar çekmek demektir. Yaşam, bu düşüncede olan biri için bir anda bitebilir. Öyle ki bir an vardır, sonra yoktur. Bu vaazı gözden geçirdiğim sırada insanlar, 26 yaşındaki Amerikalı “soul” şarkıcı Amy Winehouse’un ölüm haberiyle sarsılmaktaydı. Amy Winehouse eşsiz güzellikte bir sese sahipti. Çok parası vardı, çok gençti, çok ünlüydü ve güzel bir kadındı. Bu dünyada istediği pek çok şeye kolayca sahip olabilirdi. Ama alkol bağımlısıydı -ve belki de uyuşturucu bağımlısıydı-. Bildiğimiz kadarıyla dünyevi şeylerin peşinden gidiyor, Tanrı’dan uzak yaşıyordu. Öyle ki, sahip olduğu onca şeye karşın yaşamı bir saman alevi gibi ansızın sönüverdi. Tekrar Kutsal Kitap’a dönecek olursak; Yuhanna, “Oğul’u tanımış olan Baba’yı tanımıştır” diyor. Öyleyse O’nu tanıyan bizlere ne mutlu..!

Yazma Amacı

Peki Yuhanna bu ayetleri bizlere neden yazıyor? Yazıyor, çünkü aranızda sizleri saptırmak isteyenlerin bulunduğunu biliyor ve uyarmak istiyor. Bu insanlar Mesih’in Kurtarıcı ve Rab olmadığını ilan ediyorlar. Sonsuz yaşamın ondan gelmediğini söylüyorlar.

Gerçek Kilise

Aldığımız Tanrı Ruh’u bizleri terk etmeyecek ve bizlere Rab’bin sözlerini öğretecektir. Kutsal Ruh’tan öğrenelim, insanların bize bir şey öğretmesine gerek yoktur diyor ayetler. Elbette ki bu “öğretmenlere ve önderlere ihtiyacımız yok” demek değildir, eğer Yuhanna olmasaydı belki de mektubu alan kilisenin durumu çok kötü olacaktı. Fakat öğretmenler ve önderler bize yeni bir şey öğretmiyor, zaten var olanı öğretiyorlar. Başka bir deyişle, Kutsal Ruh’un öğrettiğini öğretiyorlar, yani Tanrı Sözü’nü vaaz ediyor ve öğretiyorlar. Kulağınıza fısıldadığını düşündüğünüz kişi Tanrı Sözü’ne ters düşecek bir şey söylüyorsa o Kutsal Ruh değildir. Duyduğunuz her sesi, gördüğünüz her rüyayı, hissettiğiniz her esenliği Tanrı’dan sanmayın. Şeytan sandığınızdan daha zeki ve kuzu postuna bürünerek hareket ediyor. Bir ayet, “Şeytan da kendisine ışık meleği süsü verir” demiyor mu? Demek ki Şeytan Orta Çağ’dan beridir resmedildiği şekilde kırmızı derili, ejderha kuyruklu, korkunç yüzlü, vampir gibi sivri dişli, boynuzlu ve sivri pençeli bir hâlde karşımıza çıkmıyor.

Rab elbette yüreklerde çalışır ve bizleri yönlendirir, fakat karşılaştığınız durumları sınayın. Gerçekten Rab sizleri yönlendiriyor mu? Bunun için Tanrı Sözü’nü temel alarak Mesih’te yaşayalım. İman hayatımızda doğru ve temiz yaşayalım ki Rab İsa tekrar döndüğünde pak ve hazır olabilelim. Unutmayalım ki bunu Tanrı Sözü’ne odaklanarak ve bir arada kalarak yapabiliriz.

Yolda: Bu yolda beraber yürüyoruz ve beraber yürüdüğümüz insanlardan darbe yiyebiliriz, onların ihanetine uğrayabiliriz. Öyle ki, Tanrı Sözü’nü öğrettiğini sandığımız kişiler Mesih karşıtı olabilirler. Bu kişiler sahte peygamber misali kuzu postuna bürünüp bizi aldatmaya yeltenebilir. Bizleri saptırmak isteyenler her zaman olacaktır, fakat biz gözümüzü Mesih’e dikelim. İşte o zaman başkaları ne yaparsa yapsın (hatta o kişi pastör bile olsa), gözümüzü Mesih’e diktiğimiz için onun günahı bizim sürçüp düşmemize neden olmaz. Bu da akarsu kıyısında kök salmış bir ağaç gibi imanda sapasağlam durduğumuzun göstergesi olacaktır.