Bize Ulaşın
viachristushizmetleri@gmail.com

PEYGAMBER, KAHİN VE KRAL

Eski Antlaşma günlerinde Tanrı, İsrail halkına kendisi hakkında öğretecek biri olması için değişik zamanlarda birçok peygamber göndermiştir. Ama herkes, tüm bilginin Mesih ortaya çıkana dek verilmeyeceğini biliyordu. Samiriyeliler bile buna inanıyorlardı.

“Mesih denilen meshedilmiş Olan’ın geleceğini biliyorum.”

-Yuhanna 4:25

Mesih vaat edilmişti:

“Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.”

-Yeşaya 55:4

Ve artık birçok peygamberden sonra yüce açıklayıcı gelmişti.

“Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez ve çeşitli yollardan atalarımıza seslendi. Bu son çağda da her şeyin mirasçısı olarak belirlediği ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğlu’yla bize seslenmiştir.”

-İbraniler 1:1-2

Mesih aynı zamanda bir kraldır. Ancak O’nun krallığı fiziksel, gözle görünür değil; ruhsaldır. Ve krallığı ruhsal olduğundan sonsuzdur da. Hem kilise hem de birey için sonsuzdur. İnsanlarca öldürülmeden az önce Mesih şöyle demişti:

“Benim krallığım bu dünyadan değildir.”

-Yuhanna 18:36

Bu hayatta zorluklar olacaktır. Ancak O’nun ruhsal krallığına – sarsılamayacak bir krallığa –ait olduğumuz gerçeğini bilmek, O’nunla birlikte sahip olduğumuz ölümsüzlük ve sonsuz yaşam beklentisiyle sevinç duymamıza neden olmalıdır.

Mesih’in kahinlik görevi, kurtuluşumuzda hayati bir rol oynar. Mesih’in aracımız olduğunu daha önceden öğrenmiştik; kâhin, Tanrı ile insanlar arasındaki aracıdır ve bu kâhin günahla lekelenmemiş olduğu için kâhinlik görevini yapabiliyordu. Kendi kutsallığıyla bizleri Tanrı’yla barıştırabiliyordu. Eski Antlaşma’da, bir kâhinin kurban edilmiş bir hayvanın kanı olmaksızın en kutsal yerdeki Tanrı’ya yaklaşması yasaktı. Bunun amacı, insanlara günahları için kurban vermeden Tanrı’nın onları kabul etmeyeceğini öğretmek içindi. İsa Mesih, ihtiyacımız olan kâhindir çünkü günahlarımızı kaldırmak için kurbanlığı verir, hatta bizleri temizler ve günahımızdan ötürü kaybettiğimiz Tanrı’nın önüne çıkma hakkını bizler için Tanrı’yı hoşnut ederek geri alır. Mesih’in kâhin olarak yerine getirdiği görevin eşsiz yönü, kuzu ya da boğaları kurban etmek yerine kendisini kurbanlık olarak sunmasındadır. Sonsuza kadar etkili olacak bir şekilde kurban vermenin tek yolu buydu, tamamıyla günahsızdı ancak günah için öldü. Sunduğu kurbanlık ebedî olduğundan, kâhinimiz olarak Tanrı’ya sonsuza dek bizler için yakarabilir ve bizler de Tanrı’nın lütfunu alabiliriz. Yani Mesih, hem kâhin hem de kurbanın kendisidir. Tanrı’nın günahımıza karşı duyduğu öfkeyi başka hiçbir kurban dindiremezdi ve başka hiç kimse Tanrı’nın biricik Oğlu’nu kurban olarak sunmaya layık değildi.

İsrail halkına, liderlerinin özel bir görevi olduğunun bir işareti olarak onları yağ ile meshetmeleri öğretilmişti. Bu görev için vaat edilmiş aracıya verilen Mesih ismi, “Meshedilmiş” anlamına gelir. Peygamberler, kahinler ve krallar meshedilirlerdi. Mesih, bizim Mesih’imiz, bunların hepsiydi: Peygamber, kâhin ve kral.