Bize Ulaşın
viachristushizmetleri@gmail.com

ÖLÜLERİN DİRİLİŞİ

Mesih’te Ölmüş Olanlar Yücelik İçinde Dirilecektir

Ama biri çıkıp, “Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecekler?” diye sorabilir. Ne akılsızca bir soru! Ektiğin tohum ölmedikçe yaşama kavuşmaz ki! Ekerken, oluşacak bitkinin kendisini değil, yalnızca tohumunu –buğday ya da başka bir bitkinin tohumunu– ekersin…

Ölülerin dirilişi de böyledir. Beden çürümeye mahkûm olarak gömülür, çürümez olarak diriltilir. Düşkün olarak gömülür, görkemli olarak diriltilir. Zayıf olarak gömülür, güçlü olarak diriltilir. Doğal beden olarak gömülür, ruhsal beden olarak diriltilir.

1.Korintliler 15:35-37, 42-44

İsa Mesih ölümden dirilenlerin ilkiydi (Elçilerin İşleri 26:33) ve bu dünyaya geri döndüğü zaman hizmetkarlarını da kendisininki gibi diri bir yaşama kavuşturacaktır (1.Korintliler 15:20-23, Filipililer 3:20-21). Tabii ki İsa, ölmüş tüm insanları diriltecektir ancak iman aracılığıyla O’na ait olmadan ölenler yargılanmak amacıyla diriltilecektir (Yuhanna 5:29). İsa’nın ikinci gelişinde hayatta olan Hristiyanlar, o gün geldiğinde muhteşem bir dönüşüm geçirecektir (1.Korintliler 15:50-54). İkinci gelişten önce ölmüş Hristiyanlar ise görkemli bir bedene kavuşacaktır (2.Korintliler 5:1-5). Ölümlü ve ölümsüz beden arasında, İsa’nın durumunda olduğu gibi benzer bir devamlılık olacaktır. Çünkü İsa Mesih ölüp dirildiğinde sahip olduğu beden ölmüş bedeniyle aynıydı. Pavlus diriliş bedeni ile ölümlü beden arasındaki ilişkiyi tohum ve tohumdan gelen bitki arasındaki ilişkiye benzetir (1.Korintliler 15:35-44). Bu durumda başlangıç noktası ve ortaya çıkan ürün arasında büyük farklılıklar bulunan bir tür devamlılık olduğunu anlamalıyız. Ayrıca Pavlus, her durumda bir nitelik farkı olacağından da bahseder. Şu an sahip olduğumuz bedenler Adem’inkine benzer olarak doğal ve dünyasaldır. Her türlü zayıflığa ve çürümeye açıktır ve eninde sonunda ölecektir. Ama dirilmiş bedenlerimiz, Mesih’inkine benzer olarak ruhsal olacak (Kutsal Ruh tarafından yaratılan, doldurulan ve desteklenen) ve ebedi, çürümez, ölümsüz ve göksel olana ait olacaktır (1.Korintliler 15:45-54).

Bununla beraber, dirilmiş bedenlerimizin geçirdiği bu değişime rağmen Mesih dirildiğinde öğrencileri O’nu tanımıştı ve beden almış Musa ve İlyas’ta ayrıca o gün dağda tanınır bir durumdaydı (Matta 17: 3-4). İsa’nın dirilişinden sonra dirilen Yahudi kutsalların tanındığını da ayrıca gördük (1.Korintliler 15:45-54). Öyleyse dirilecek Hristiyanların da birbirini tanıyacağını basitçe görebiliriz. Bu yüzden sevdiğimiz ve ölüm yüzünden kaybettiğimiz imanlılarla bu dünyanın ötesinde yeniden sevinçle bir araya gelmeyi bekliyoruz. 1.Selanikliler 4:13-18 ayetlerinde, Mesih’e iman ederek ölmüş kişileri sonsuza kadar kaybettiklerinden korkan hayattaki imanlılara bu gerçek ima edilmişti. Pavlus bu ayetlerde, Mesih’in gelişinden bahsederek okuyucularının Hristiyan sevdiklerini kesinlikle tekrar göreceğini temin eder.

Tanrı’nın yenilenmiş karakterlerimizi değiştirmek için kullandığı örnek model İsa’nın candan sevgisi ve alçakgönüllülüğüydü. O halde bu dünyada yaşadığı dönemde bu nitelikleri kusursuzca sergilediği bedeninin şimdiki yüceltilmiş yani diriltilmiş hali de bizim bedenlerimiz dirildiğinde alacağı biçim için örnek bir modeldir. (Filipililer 3:21)

Hristiyanların şu an sahip olduğu bedenler, yenilenmiş yüreklerin arzularını ve amaçlarını ifade etme konusunda her halükârda zayıf araçlardır. Çekingenlik, asabiyet, şehvet, depresyon, arkadaşlıklarda soğukluk vs. gibi kutsalların mücadele ettiği birçok zayıflığın sebebi fiziksel yapımız ve davranış kalıplarımızla yakından bağlantılıdır. Ölülerin dirildiği gün sahip olacağımız bedenler, yenilenmiş karakterlerimize kusursuz bir şekilde uyacaktır. Bu bedenler kutsallığımızı göstermemiz için sonsuzluklar boyunca mükemmel araçlar olacaktır.

“Yüceltilme” (Tanrı’nın yaşamlarımızdaki bir görünümü olduğu için böyle adlandırılır, 2.Korintliler 3:18), Kutsal Yazılar’da Tanrı’nın ahlaki ve ruhsal yapımızı İsa Mesih’e benzer olarak kusursuz ve kalıcı bir biçimde dönüştürmek üzere yenilediği zaman başladığı işi tamamlamasına verilen addır. Yüceltilme, Tanrı’nın bizleri en nihayetinde ölümsüz bedenlerde günahsız yaratıklara dönüştüren gücünün işidir. Yüceltilmiş son durumumuz kavramsal olarak şunları içerir.

  1. Zihinsel anlayış güçlerimizin sınırsız olarak genişlemesi yoluyla kusursuz bir lütuf bilgisi. (1.Korintliler 13:12)
  2. Baba ve Oğul’u görme ve onlarla birlikte olmanın kusursuz sevinci.
  3. Sevgi ve itaat için özgür olmuş doğanın ve yüreğin kusursuz birleşiminden gelen Tanrı’ya kusursuz tapınma ve hizmet.
  4. Günahlı, kötü, zayıflatan ve öfkelendiren her şeyden kusursuz bir kurtuluş.
  5. Farkında olduğumuz tüm tutkuların kusursuzca gerçekleşmesi (burada gerçekleşen tutkular cinsel arzular, acıkma, susama ve uyku değil ancak Tanrı ile daha çok paydaşlık yapma arzularıdır)
  6. Bu dünyada yaşadığımız sürece iyi ve değerli olan ancak kapasitenin yetersizliğinden ötürü eksik kalan ne varsa kusursuzca tamamlanması.
  7. Bütün bu mükemmel şeyleri deneyim etme sonucunda gelen sonsuz bir kişisel büyüme.

Pavlus, Romalılar 8:30’da çarpıcı bir geçmiş zaman kipi ile Tanrı’nın seçilmişlerini kurtarma eylemi hakkındaki analizini sonlandırır. “Tanrı… akladıklarını yüceltti”. Yüceltilme dediğimiz şey hem Pavlus’un günlerinde hem de yaşadığımız bu günlerde, (İsa hariç herkes için) gelecekte olması beklenen bir olaydır. Ancak Pavlus’un düşüncesi açıktır, yüceltilmemiz burada ve şu anda Tanrı’nın egemen tasarısında kesinlikle gerçekleşecek sabit bir nokta gibi ele alınır ise, halihazırda gerçekleşmiş kadar geçerlidir. Ayette geçmiş zaman kipini kullanmasının sebebi yüceltilmemizin kesin olarak gerçekleşeceğinden emin olmamız içindir. Hristiyan umudunun kesinliği ve güvencesi budur.

Bu makale, J.I. Packer’ın Teoloji’ye Giriş Kitabının basitleştirerek okuma kolaylığı için düzenlenmiştir. Metinin orijinalini bu linkten bulabilirsiniz.