MESİH’TEKİ KİMLİĞİMİZ

Günlük rutinimin bir parçası olan tüm kimlik bilgilerimi, şifrelerimi, kullanıcı adlarımı, kimlik kartlarımı ve benzerlerini hatırlamak beni yoruyor. İnternette herhangi bir şey yapmak, eve girmek, faturaları ödemek, e-postaya erişmek veya spor salonuma girmek için ya çok sayıda tuşa basmam ya da çeşitli kimlik kartlarımdan birini göstermem gerekiyor. Bu ufak rahatsızlıkların yanında “gizli tokalaşmaların” olmadığı, kimlik kartlarının ve özel kişisel kimlik bilgilerinin gerekli olmadığı arkadaşlarımın ve akrabalarımın evleri ve kilise gibi hala birkaç yerin olduğunu bilmek beni rahatlatıyor. Bu yerlerde, bir arkadaş ya da aile üyesi olarak statüm her paydaşlığa dahil olabilmemi sağlıyor.

İnananların Tanrı ile paydaşlığa girebilmeleri için Oğlu İsa’nın çarmıhta acı çekip ölmesi gerekiyordu. Son nefesini verip Ruh’unu teslim ettiğinde “tapınaktaki perde yukarıdan aşağıya yırtılarak ikiye bölündü” (Matta 27:51). Matta ve Markos’ta bahsedilen bu perde muhtemelen Kutsal Yeri, En Kutsal Olan Yerden ayıran iç perdeydi (Mısır’dan Çıkış 26:31). Günahları Bağışlatma Günü’nde, sadece kahinin En Kutsal Yere girmesine izin verilirdi. Burada İsrail’in günahlarının kefareti için bağışlanma kapağının üzerine ve önüne bir boğanın ve keçinin kanını serperdi (Levililer 16:14-15). Bununla birlikte perde ortadan ikiye yırtıldığında Tanrı’ya erişim artık sadece başkahin için değil tüm inananlar için mümkün oldu.

İsa Mesih’e güvenenler günahlarından yalnızca İsa’nın kanı aracılığı ile temizlenir. Sadece bu da değil, Mesih’in kusursuz yaşamının faydaları inananlara aktarılır. Sonuç olarak Tanrı’nın oğulları statüsüne sahip oluruz (Galatyalılar 4:5). Biz Hristiyanların bizi “Baba’ya sınırsızca yaklaşma hakkına sahip Tanrı oğulları” olarak tanımlayan kartlarımız olmadığını biliyorum, fakat eğer böyle kartlarımız olsaydı bazılarımız için iyi bir hatırlatma olurdu.

Tanrı’nın tahtına dua ve tapınmayla yaklaşmak muazzam bir berekettir. Ancak çoğu zaman temizlenmenin bizim yaptığımız bir şeyden değil Mesih’ten geldiğini unutuyoruz. Mesih’in bize karşı olan bitmek bilmeyen sevgisi kendi yaşamından vazgeçmesi anlamına geliyordu, böylece O’ndan sonsuzca ayrılmayı değil, O’nunla ebedi bir paydaşlık içerisinde olmayı deneyimleyebilecektik. Bir dahaki sefer şifre girdiğinizde veya kimlik kartlarınızı gösterdiğinizde, size verilen armağanı düşünün, Baba Tanrı’ya, her şeyin hükümdarına olan tam erişiminizi.

Kevin Struyk

İlk kez Tabletalk Dergisinde yayınlanan makalenin ingilizce versiyonunu aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

https://www.ligonier.org/learn/articles/our-identity-christ/